7 Kasım 2010 Pazar

Başedemediklerim/iz...

Başedemediğim çok şey var dedim ve daha ilk cümlesiyle doğru adresteyim duygusu yarattı.''Annelik;mizah,yaratıcılık ve sabırla birleştiğinde çok eğlenceli ve başedilebilir bir durum haline gelir.Aksi takdirde yorulursunuz,yıpranır ve yıpratırsınız ;hatta zaman zaman çocuğunuzdan bile sıkılırsınız''
Sıkılınılabilinir mi?Bence evet.Hiç ''asla olmaz'' diyen katı kurallarım yok,daha doğrusu olmaması gerektiğini öğrendiğimden beri yok.İnsanız önce.Hatta sadece insanız.Anne olmamız ilki değil hayatımızın.Onun öncesi var,yaşanmışlıklar,hayal kırıklıkları,sevinçler....Beni ben yapan geçmişteki herşeyi yok sayıp artık anneyim ve öncesi beni ilgilendirmiyor diyebilir miyiz?Anne olduğumuz gün ve sonrasında çok şey değişiyor da olsa yaşanmışlıkları yanımızda taşıyarak devam ediyoruz hayatımıza.Bir pedagogun kurduğu bir ''ilk cümle'' bu kadar çok şey hatırlatsın,düşündürtsün ve paylaşma ihtiyacı duyulsun. Bu kadarını beklemiyordum.Bundan sonrasını yorum yapmadan yazmayı yeğleyeceğim.Pedagog Etel Behramanus'la yaptığım görüşmeden aldığım notlar;alıntılar:
-İki yaşına girmiş bir çocuk ben kavramını öğrenme ve benliğini kazanma aşamasına gelmiş demektir.Kendini kanıtlama ve gösterme ihtiyacıyla birlikte  ''inatlaşma''lar,''hayır''lar artar.Denenmiş bir çok yönteme göre dikkati başka yöne çekilmeye çalışıldığında bunu farkedip inatlaşma artıyorsa görmezden gelmek en iyisidir.Deneyin!
-Birçok anne ve babanın yaptığı en kritik ve ileriye taşınan kurtulması en zor yanlış;.çocuğumuza yaptığı hatanın sonucunu yaşatmamamızdır.Oyuncağını bilerek kırdığında  bir daha parka gidemeyeceğini söyleriz ya da yemeğini bitirirse dışarı çıkabileceğini.Oysa ki biri rüşvet,biri cezadır.Hatta ödül bile yanlıştır,verilmemelidir.Yapılması gereken tek şey doğru sebep sonuç ilişkisini kurmaktır.Oyuncağını kırmasının sonucu birdaha o oyuncakla oynayamamasıdır.Bunun parkla bir ilgisi yoktur.Yemeğini bitirmezse bir dahaki öğüne kadar aç kalacağını anlatmak hatta yemek vermemek gereklidir.Bunun da dışarı çıkmakla bir ilgisi yoktur.Sebep neyse yarattığı sonucu ona göstermek,sonucuna katlanmayı bilmesi gerektiğini anlatmak gereklidir.
-Tutarlı , kararlı olduğumuzu görür ve bilirlerse davranışlarına yansıyan öğrenme biçimi de bu şekilde olacaktır.Zamansız ve olmaması gereken birşeyi istediklerinde son derece tutarlı davranarak yerine getirmezsek bir müddet ağlar;ama bilir ki istediği şey yanlış ve yerine getirilmeyecek.Vazgeçer!Başka şansı yoktur.Başka şans bırakılmamalıdır!
-Çocuğumuzla ilgilenen hatta ona bakan diğer aile üyeleri ya da bakıcı, anne ve babayla her zaman aynı konuda aynı şeyi söylemelidir.Birimizin hayır dediğine diğerimizin evet demesi neyin doğru ya da neyin yanlış olduğu konusunda kafa karışıklığına yol açar.Bu açık kapıdır onları şımartan istediğimi yaptırabilirim duygusunu veren.

Görüşmemiz bu dört ana başlık etrafında seyretti.Daha uzatabilir,eni konu yazabilirdim.Ama en özet ve en kritik olan yerleri yazmayı tercih ettim.Tek tek üzerine düşündüğümüzde çocuklarımızı yetiştirmeye başladığımız günden bu yana bu başlıklarda ne çok nefes tükettiğimiz ne kadar çok zaman harcadığımız aşikar!Buna rağmen değişik fikirlere sahiptir eminim bir çok anne.Çünkü bütün sonuçlar vardığımız noktalar çoğu zaman yaşadığımız koşullar,her çocuğun kendine ait gelişimi,tercihleriyle de alakalı.
Bütün çocukların açık bırakılmış kapılara,şımartılmaya ihtiyacı vardır elbet.Ama en azından okul hayatına giriş yapıp gerçek yaşamla karşı karşıya kaldıklarında çok da fazla şaşırmamaları ve nefeslerimizi başka alanlarda
tüketmemiz fikri oldukça sıcak ve doğru görünüyor bana.Denemeye değer!

11 yorum:

ELİF dedi ki...

Peki evin duvarını çizdiğinde ne diyeceğiz? Evin duvarını çizdin bak boyacıya parayı sen mi verceksin diyeceğiz? :))

eylemyiğit dedi ki...

Burcu,gerçekten öyle zor ve yorucu ki bazen.Çoğu zaman düşündüğün ya da yapman gerektiği gibi davranamıyorsun.Bu daha da yıpratıcı:( Beyninde pedagogların veya okuduğun kitapların cümleleri ama karşında 2 ya da 3 yaşında iflah olmaz bir yavru:))

Ece Nur'un Annesi "Mine" dedi ki...

okudugumuz kıtaplara - söylenılen pedegog laflarına veya izlenilen filmlere bakarak yasamamak lazım ... hiçte bızımkıler öyle degıller.Caıllouya bayılan kızım, hiç Caillou gıbı "tamam anneciğim" demedi ... Sinir krızlerımız hat safhada .. .Annemın baktıgı hafta bıraz sakınlesıyor derken, kaynanamın baktıgı haftada yıne tepe taklak oluyor cocuk. ..Çok zor çocuk :) Napalım gülsünler saglıklı olsunlar da, biz zaten yıprandık :)
bu arada blogger teman cok sade guzel olmus :D

burcu dedi ki...

elif buna benzer bir örneği de konuşmuştuk:evin duvarını çizdiğinde onu silmesini sağlamak gerekiyormuş.ne kadar yapılabilir bilmiyorum.
eylemcim zor ve yorucu evet ama tutarlı ve kararlı bir şekilde yaklaşıldığında sonuç alındığını düşünüyorum.
mine;pedagogların her dediği doğru değil elbetteki.ama burda yazılanlarda yanlış bişey olduğunu düşünmüyorum.biz de ciddi krizlert geçiriyorduk benim kararlı olduğumu gördüğü zaman en fazla on dakika tepinip ağlıyor ama sonra geçiyor,inan ki geçiyor.

Ece Nur'un Annesi "Mine" dedi ki...

yok anacıgım yok... ben kolejdeyım ve her anım pedegoglar ıcınde anaokulu bırımınde vs... neler denıyorum ama ınadı tuttu mu bıtmıyor... bogazı yırtılıyor aglarken sesı kısılıyor ama yok !!!

burcu dedi ki...

zaten özellikle belirttim bunlar mutlak doğrular değil.herkesin kendi koşulları ve çocuğunun kişiliği farklı.ama sonuç alınma ihtimali yüksek bence.

Burcu dedi ki...

"yemeğini yemezsen parka gitmeyeceğiz, çünkü orada acıkırsak yiyecek bir şey bulamayız" demek yanlışmış yani?? Hmmm bu yanlışı çok yapıyordum ben, bilgiler için teşekkürler..

Başak dedi ki...

çok yararlı bir paylaşım olmuş,bir yerlerlere not alıp sık sık okumak lazım.teşekkürler burcu.Duvarları boyama durumu bizde de vardı geçen yıl.Ben izin vermiştim.ama sadece bir duvarı boyayabiliyordu,diğerleri yasaktı.Kurala uyuyordu bizimki,iki ay içinde de hevesi geçti tamamen.

Deniz dedi ki...

Katılıyorum tutarlı olunca üstesinden gelineceğine. tek sorun bazen tutarlı olmaya bizim sabrımız olmuyor. O anlık çözmeye yöneliyoruz, yorgunluk vs.'den...

* YeLiZ * dedi ki...

Ozellikle son soylediklrine sonun kadar katiliyorum ama gozlemledigim kadariyla bunu Turkiyede uygulamak biraz zor?

özgekuzey dedi ki...

gercekten böyle bir seye şhtıyacım vardı işte tesekkurler burcu...hata yaptığım noktalardan bırısıydı buda sebep-sonuc ilişkisi kuramamak...